Mehmet Paksu

Mehmet Paksu


8 Ağustos 2009
font boyutu küçülsün büyüsün

Evli bir erkeği seviyorum ama karısı...


Mehmet Bey, bir süredir evli bir beyi seviyorum. Şu an evlilik aşamasındayız.

Karısından boşanması konusunda baskı yapamam, bunu kabul ederek bu yola girdim. O da karısından boşanmayacağını ısrar ettiğim takdirde benim zararlı çıkacağımı söylemişti.

Ailemi ikna etmek zor oldu, ama sonunda kabul ettiler. Ancak tek sorun, bu beyin eşi. İlişkimizi duyunca benimle konuşmaya bile geldi. Çok üzgün. Buna sebep bir şekilde ben oluyorum. Sorum şu: "O kadının eşiyle evlenmem ona zulmetmek olur mu? Dinde çok evlilik var.

Evli bir erkekle evlenmem eşine haksızlık yaptığım anlamına mı gelir? Onun ağlamasına, üzülmesine ben mi sebep oluyorum? Ne yapmam gerek? Bir yol gösterin."

(Rumuz: Tuba)

Bu mesele o kadar zahir ve bariz ki, hiçbir şeye gerek kalmayacak kadar açık ve belli... Hemcinsiniz olan o kadının duygularını benden çok iyi bilirsiniz. Aslına bakılırsa benim bir şey söylememe gerek kalmadan sorunuzun içinde cevabını vermişsiniz.

"Zulmetmek"ten, "haksızlık yapmak"tan, "ağlaması"ndan, "üzülmesi"nden söz ediyorsunuz. Bütün bunlara sizin sebep olduğunuzu söylüyorsunuz. Hanımsınız, kendinizi onun yerine koyun, bir anlık yer değiştirin. Evli, huzurlu, eşine bağlı, eşini seven, çocukları olan, her akşam yemeği pişirmiş, eşinin yolunu bekleyeceksin, birlikte sevinç ve mutluluk içinde yemek yiyeceksiniz. O gece eşiniz eve gelmedi, yemekler sofrada kaldı, huzurunuz kaçtı, hayaliniz altüst oldu. Niye mi? Eşinize bir başka hanım talip olmuş. Size kuma gelecekmiş.

Eşinizi bir başka kadınla paylaşacakmışsınız. Ne dersiniz? "Kaderimmiş, çekerim. Allah daha kötüsünden korusun, ikimiz de nasibimiz neyse onu görürüz" mü dersiniz? Yoksa geleceğiniz karardığını, geceleri uykunuzun kaçtığını, yuvanızın başınıza yıkıldığını, her şeyin bittiğini, elinizin ayağınızın soğuduğunu mu hissedersiniz? Kısa süreli bir empati insanı nereye götürüyor, nerelere taşıyor değil mi?

Siz daha evlenmemişsiniz, kendinize bir eş bulabilirsiniz. Ya o ev bark sahibi, çocuklarının annesi olan kadın bu haliyle yeni bir hayat kurabilecek mi? Kuramasa dahi, "kaderine boyun eğse" bile, eski tadı huzuru kalır mı? Gelin, bu drama siz sebep olmayın. Bu yuvanın huzurunu siz kaçırmayın. Bir kalbin kırılması, bir yüreğin burulması sizin yüzünüzden olmasın. Siz Allah'tan hayırlı birini isteyin. "Ev üstüne ev olmaz" demiş atalarımız... Ha derseniz, "Ben olmasam bile o kişi gider, kendisine ikinci bir eş bulur..." Bu sizi sorumlu tutmaz, size bir mesuliyet getirmez. Yeter ki, siz can acıtmayın, huzursuzluğa sebep olmayın.

Babam malımı istediği gibi kullanabilir mi?

Çarşamba günkü yazınızda babanın çocuğun malını dilediği gibi değerlendirebileceğini yazmışsınız. Bu durum evlenen erkek/kız evlat içinde aynı mıdır? Bu konuda (kazanılan paranın değerlendirilmesi) babamla pek anlaşamıyoruz. Bu konuda babamı üvey annemin etkilediğini düşünüyorum. Tavsiyeleriniz nelerdir?

(Rumuz: Şimşek)

O yazıda sözünü ettiğimiz hadisi mutlak olarak anlamayın. Yani Peygamberimiz'in "Sen de malın da babanındır" buyuruyor. Fakat "Babanız sizin malınızı istediği gibi, istediği kadar harcar, har vurur harman savurur" anlamı çıkmamalı. Baba muhtaç duruma gelmişse, başka bir geliri yoksa evlat babasının ihtiyaçlarını karşılar, onu aç ve açıkta bırakmaz, kimseye muhtaç etmez anlamındadır.

Yoksa İslam'da mülkiyet esası vardır. Herkesin malı, kazancı kendinedir. Babanızın özel mülkiyeti olduğu gibi, sizin de kendinize ait malınız, mülkünüz olabilir. Hatta babanızla iş ortaklığı kurduğunuzda, babanız sermayesi kadar hisse ve kâr sahibi olabilir.

Sizin malınıza, kazancınıza el koyamaz. Böyle bir şey yaparsa haksızlık eder. Hatta bunun için gerekirse hukuki yol bile devreye girer. Kız evlat için de aynı şey söz konusu. Baba ve anne muhtaç olunca, kız evlat da onların ihtiyacını karşılamak zorundadır. Nasıl babasının, annesinin malına mirasçı oluyorsa, gerektiğinde onların ihtiyacını da görmesi, karşılaması gerekir.

Fakat mal mülk meselesinde, kâr kazanç konusunda babayla aradaki nizaı büyütmemek lazım. Saygıda kusur etmeden, normal ölçüler içinde problemi halletmeye gitmek lazım.

Bugün















Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar (1)
  • sabra talip / 9 Ağustos 2009 12:15

    yaşamayan bilemez

    bu acıyı birinci eş olarak ben yaşadım,benim için hayatın hiçbir tadı kalmadı çocuklarım küçük ben ise gencim,ne olur evli erkeklere talip olmayın...ne olur beyler vefalı olun ağlatmayın çocuklarınızın annelerini...




Bu yazarın diğer yazıları






Anket

Sitemizde hangi bölümleri beğeniyorsunuz?
  • TARİF
  • MUTFAK
  • MANEVİYATIMIZ
  • ANNE BEBEK
  • KİTAP EVİ
  • DEKOR HOBİ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • AİLEM
  • DİYET BAKIM
  • ŞİFAHANE
  • HİKAYELER
  • ENGLISH
  • YAZARLAR
SİTE İÇİ ARAMA

En Çok Okunanlar